Türkiye’de henüz özel televizyon kanallarının yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde bir ilk adımdır, “İslam ve Radyo Televizyon” kitabı. Kitap, çıktığı dönemde (1994)  dini temalı, söylemlerinde dinselliğin hissedildiği televizyon kanallarının ortaya çıkması, dini temalı radyoların Müslümanların hayatında önemli bir yer tutması dikkate alındığında, dönemine ait önemli bir eser olarak karşımızda durmaktadır. 

Devamını oku: Medya Okumaları (7) : İslam ve Radyo Televizyon

Sosyal ağların yoğun olarak kullanımı, dini değerler açısından değerlendirilmesini doğal ve hatta gerekli kılmaktadır. Çünkü kullanıma göre mahremiyet algısını dönüştürme, Müslüman kimliğinde kriz oluşturma, haram ve helal duyarlılığını yıpratma, sahte hesaplar yoluyla insanlara iftira atma gibi iman edenler açısından tehlikeler barındıran yapısıyla sosyal ağlar bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Hâl böyleyken, bizatihi internet ve sosyal ağlardaki sorunlarla ilgili fıkıh eserlerinin bulunmaması, bir eksiklik olarak görülmektedir. Bu eksiklikte gerçek hayat ile sanal hayat arasında hüküm bakımından bir farklılık olmayacağı ilkesi ışığında, sanal hayata ilişkin yeni bir çalışmanın gerekli görülmemesi yatabilir. Diğer yandan bazı kitaplarda internet ve sosyal medya kullanımı konusunda bölümler bulunmaktadır. Ancak, sadece medyaya, internet ve sosyal ağlara odaklanarak, bu araçların dinin ilkelerinden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan eserler, önemli ve elzemdir.  Çünkü birçok insan, bilinçli veya bilinçsiz olarak kullandığı aygıtlarla şekillendirdiği sanal dünyasının farkına varamamaktadır.  Sosyal ağların daha çok gençler tarafından kullanılmasıysa, konunun önemini artırmaktadır.
 
Abdülaziz Kıranşal tarafından kaleme alınan “Sosyal Medya İlmihali” adlı eser, bu bağlamlarda bir ilk olarak görülüyor.
Devamını oku: Medya Okumaları (6): Sosyal Medya İlmihali

SFbBox by website